google wave davetiyeleri – 2 10

bu aralar oldukca fazla google wave davetiyesi isteyen oldugu icin ancak kisitli sayida kisi davetiyelerden yararlaniyor. bu sefer google daha fazla davetiye gondermis.

google-wave

eger siz de google wave davetiyesi istiyorsaniz, onceki yazimda oldugu gibi bana twitter uzerinden mesaj atarak davetiye sirasina girebilirsiniz. elimdeki davetiye sayisindan cok kisi davetiye isterse yine rastgele secerek gonderecegim. lutfen size ulasabilmem icin twitter’dan beni takip etmeyi unutmayiniz.

@bet3 ben de #googlewave davetiyesi istiyorum!

eger twitter kullanmiyorsaniz bu yaziya yorum birakarak da davetiye sirasina girebilirsiniz.

onemli not!

elimdeki butun davetiyeleri yolladim. tekrardan yeni davetiyeler geldiginde haberdar olmak icin beni twitter’dan takip edebilirsiniz.

 

panoramio iphone uygulamasi 0

panoramio benim icin oldukca degerli ve hic uye olmadan bugune kadar sikca kullanmis oldugum bir servisti. aslina bakarsaniz nerdeyse hic panoramio.com‘u ziyaret etmedim cunku benim icin servisi degerli kilan kisim google maps ile entegre calisiyor olmasi. bu sayede google maps ile merak ettigim yerlere bakarken kullanicilarin gonderdigi fotograflar sayesinde ilgili yer hakkinda cok daha fazla fikir sahibi olabiliyorum.

panoramio_logo

simdiyse iphone uygulamasi ile panoramio, uyelerine direkt olarak fotograf yollama imkani sunuyor. malesef diger kullanicilarin gonderdigi fotograflari gormek mumkun degil. sadece fotograf yollamaya imkan sagliyor.

panoramio_iphone

bu kadar zaman kullandigim servise uye olarak katilimci olmak istedim ve deneme amacli fotograflar yukledim. malesef hicbirinde gps verilerini alamadi. fotograflarin yerini haritada isaretlemek icin tekrar siteye girmek durumunda kaldim. bir sure daha panoramio uygulamasini takip ediyor olacagim, umarim bu konuya en kisa zamanda bir cozum bulunur.

 

google wave ve davetiyeleri 11

wave_logo

google’in en yeni icadi google wave bu aralar oldukca populer. herkes onu konusuyor. ilk actiginiz anda kullanmakta zorlanildigini soylemem gerek. alisik oldugumuz web deneyiminden farkli oldugu icin ilk 10 dakika saskin saskin etrafi kurcalamakla geciyor. neler yapabildiginizi cozdukten sonra isin eglenceli tarafi o zaman basliyor.

gmail ile tum dunyanin e-posta aliskanligini degistirmeyi basarmis olan google, bu yeni iletisim ve paylasim platformu ile de dengeleri yeniden degistirebilir. simdiden bircok kisi eposta oluyor, artik wave var demeye baslamisken herkesin heyecani iyice artiyor.

bundan 5,5 yil once gmail beta olarak hizmete acildiginda davetiye yontemiyle yayilmayi secti ve uzun bir sure de boyle devam etti. hafizam beni yaniltmiyorsa gmail cok daha fazla kisiyi sisteme davet ederek ve mevcut uyelere cok daha fazla davetiye hakki vererek acildi. fakat google wave oldukca sinirli sayida davetiye hakki veriyor. hal boyle olunca da davetiyeler su anda epey degerli durumda. oyle ki ebay’de $70′a kadar alici buluyordu.

google_wave

ben de davetiyemi aldiktan birkac gun sonra oldukca sinirli sayida davetiyem oldu. elimdeki davetiye sayisindan cok cok daha fazla kisi davetiye istedigi icin malesef herkese gonderemiyorum. bu sebeple isteyenler arasindan rastgele secerek yollayacagim. eger siz de google wave davetiyesi istiyorsaniz, bana twitter uzerinden mesaj atmaniz yeterli.

@bet3 ben de #googlewave davetiyesi istiyorum!

48 saat icinde tweetleyenler arasindan rastgele olarak secilen kisilere davetiyelerini gonderecegim. lutfen size ulasabilmem icin twitter’dan beni takip etmeyi unutmayiniz.

yaratici olun!

unutmadan soyliyeyim, standart bir mesaj gondermek yerine en orijinal tweeti gonderene direkt olarak davetiye gonderecegim. super uber tweetlerinizi bekliyorum.

elimdeki butun davetiyeleri dagittim. yenileri geldigi zaman blog uzerinden dagitacagim. twitter ya da rss ile beni takip edebilirsiniz.

 

dropbox: kisisel depolama ve yedekleme 0

dropbox

son birkac gundur dropbox‘in ne kadar hayat kolaylastirdigini yazmayi dusunurken bugun iphone uygulamasinin da ciktigini duyunca hemen yazmaya koyuldum. temel olarak dropbox online depolama, senkronizasyon ve yedekleme sistemi sunuyor. yaklasik 1 yildir faaliyette olan dropbox, zaman icerisinde ciddi sekilde gelisti.

dropbox, ucretsiz olarak herkese 2gb online depolama imkani sagliyor. daha fazla alana ihtiyaciniz olursa 10gb, 50gb ve 100gb olan ucretli paketlerden birini de tercih edebilirsiniz. oldukca temiz ve kullanisli bir web arayuzunden butun dosyalariniza erisim saglayabiliyorsunuz. elbette yeni dosya da ayni arayuzdan yuklenebiliyor.

dropbox‘in guzel yani ayni zamanda mac, linux ve windows platformlariyla uyumlu istemcilerinin de bulunmasi. arkaplanda surekli olarak calisan bu uygulamalar sayesinde bilgisayarinizda yarattiginiz ‘dropbox‘ klasorunun icerigi butun bilgisayarlarinizda surekli olarak guncel tutuluyor. burdaki en onemli nokta dropbox’i birden cok bilgisayarinizda ayni anda kullanabilmeniz.

yazinin basinda da bahsettigim gibi iphone uygulamasinin da cikmasiyla beraber dropbox hayat kurtaran bir servis haline geldi. iphone uygulamasi kullanisli ve basit bir sekilde tasarlanmis. ihtiyaciniz olan dokumanlari favorilerinize eklediginiz zaman “offline” olarak da erismeye imkan sagliyor.

dropbox‘un daha da kullanisli yani ise dosyalari paylasmaya imkan vermesi. bu ozellik sayesinde dropbox kullanan diger arkadaslarinizla dosyalarinizi paylasip uzerinde calisabiliyorsunuz. fotograf, video gibi kisisel paylasimlarin otesinde grup calismalarinda da oldukca faydali oldugunu soyleyebilirim. calistiginiz proje dokumanlarini (ve klasorlerini) ilgili kisilerle paylastiginizda ve o kisiler dosyalarda herhangi bir degisiklik yaparsa yapilan degisiklikler aninda sizin de bilgisayarinizda gorunur hale geliyor. bu yontemin kucuk gruplarda proje gelistirirken cok yararli oldugunu ve epey zaman kazandirdigini soyleyebilirim.

dropbox, amazon s3 alt yapisini kullaniyor ve bugune kadar hicbir performans sorunu yasamadim. sorun yasamamakla birlikte hizindan oldukca da memnun kaldim. guvenlik konusu hicbir zaman kesin olmamakla beraber dropbox ile olan butun baglantilariniz ssl uzerinden gerceklesiyor. yukledigimiz dosyalar ise sifrelenerek kayit ediliyor. bilinen tek ozelligi dosya isimleri ve boyutlari. bu yuzden gizli bilgilerinizi icerebilecek dosya isimleri secmemenizi tavsiye ediyorum. cunku dosya isimleri saklanirken sifrelenmiyor.

daha onceden de bahsettigim gibi dropbox ucretsiz 2gb alan veriyor. eger fazladan 250mb daha ucretsiz alan kazanmak isterseniz benim davetiyemi kullanarak uye olabilirsiniz.

 

dell mini 10v: ilk izlenimler 1

bilgisayari alali henuz 24 saat bile olmamisken ilk izlenimlerimi yazmak istedim. oncelikle bu kadar netbook arasindan neden “dell mini 10v” sectim?

dell mini 10v

cunku netbook uzerine ozellesmis nerdeyse butun linux dagitimlarinda sorunsuz bir sekilde calisan nadir netbooklardan biri. bunun otesinde kasasi ve klavyesi oldukca saglam ve basarili gorunuyor. ek olarak mac os x’i de -nerdeyse- hicbir sorun olmadan calistirabilen bir netbook (henuz denemedim). ve tabi son olarak da fiyatinin hesapli olmasi.

tasarim begenisi oldukca oznel bir mevzu olsa da piyasadaki netbooklar arasinda en begendiklerimden biri de dell mini serisi oldu. bir apple kullanicisi ve hayrani olarak basit bilgisayar tasarimlari her zaman daha cok ilgimi cekmistir. bu sebeple dell mini de kapagi kapandiginda şık ve sade yapisiyla ilk tercihlerimden biri oldu. genel olarak asus tasarimlari bu sebepten dolayi beni cok rahatsiz ettigi icin eeepc almayi hic dusunmedim. tasarimi oldukca şık ve kasasi cok saglam gorunen bir diger netbook ise sony’nin w serisiydi. sony w serisi dell mini ile ayni donanim ozelliklerinde daha iyi bir ekran, daha saglam bir kasa ve daha kullanisli trackpad sunuyor. tabi bununla beraber fiyati da nerdeyse mini’nin 2 kati. netbook butcesini daha yuksek tutanlar icin kesinlikle tercih edilebilecek bir cihaz.

dell mini 10v standart konfigurasyonda intel atom n270 islemci, 1gb ram, 160gb hdd ve windows xp pro sp3 ile geliyor. bu konfigurasyonda standart hdd yerine terchimi 16gb ssd ve ubuntu’dan yana kullandim. bilgisayarda yuklu olarak gelen ubuntu, dell tarafindan ozellestirilmis oldugu icin pek ilgimi cekmedi. uzun suredir denemek istedigim jolicloud ve moblin‘i hemen indirip, kurdum. bu baska bir yazinin konusu olacagi icin isletim sistemleri incelemesini sonraya birakiyorum. en sonunda ise ubuntu 9.04 netbook remix‘i indirip onda karar kildim. bunlarin sebebine baska bir yazida deginecegim. burda dikkat cekmek istedigim konu dell mini 10v’nin butun versiyonlarda hicbir sorun cikarmadan yuklenmesi ve butun aygitlarin neredeyse sorunsuz calismasi oldu. bir sure ubuntu netbook remix’i kullandiktan sonra da mac os x’i denemeyi dusunuyorum.

dell mini 10v

dell mini’nin ekran kalitesi, kasasinin saglamligi ve klavyesi oldukca tatmin edici. klavyedeki tuslar yeterince buyuk ve yazarken hicbir problem cikarmiyor. zaten dell de standart bir klavyenin %92’sine sahip oldugunu iddia ediyor. ufak ama onemli detaylardan biri de 3 tane usb girisi olmasi. macbook pro’da bile 2 tane oldugunu dusunursek, onemli bir arti.

standart olarak sd kart okuyucu da var. bu sayede 16gb olan depolama kapasitesini rahatca 32gb’a cikarmak mumkun. fakat kart yuvasiyla ilgili onemli bir handikap mevcut. yuvaya karti taktiginiz zaman kartin yarisi disarda kaliyor! bu sebeple karti surekli yuvada bulundurup kullanma imkaniniz yok. bilgisayari cantaya koyacaginiz zaman karti da cikartmaniz gerekiyor.

bilgisayarda simdilik en onemli sorunu trackpad ile yasadim. apple laptoplarda dokunmatik trackpadlere aliskin oldugum icin, dell mini’nin trackpadi cok yavan ve tutarsiz geldi. bir seyleri suruklemek ve secmek deveye hendek atlatmaktan cok daha zor. bu durum biraz da linux ile alakali olabilir. sonuc olarak mutlaka harici bir fareye ihtiyac var.

ubuntu 9.04 netbook remix versiyonu ile herhangi bir performans problemim olmadi. zaman icerisinde yapilabilecek en iyi sey 2gblik bir ram alip takmak. malesef dell, mini 10v icin 2gb ramli bir versiyonun satisini su anda yapmiyor. istege bagli olarak bluetooth ya da 3g baglanti senekleri de sunuluyor.

henuz pil uzerinden calistirmadigim icin pil performansi ile ilgili herhangi bir deneyimim yok. standart pil ile ortalama 3 saat civarinda kesintisiz calisacagini tahmin ediyorum.

dell mini serisinde beni ceken onemli noktalardan biri de cok fazla kullanani ve seveni olmasi. bu sebeple internet uzerinde cok fazla bilgi ve kullanici yorumu mevcut. herhangi bir sorun yasadiginizda aninda bircok cozume ulasmak mumkun. my dell mini, benim bildigim en buyuk komunitelerinden biri. ote yandan dell mini serisinin “unofficial” olarak macintosh netbook’u olarak bilinmesi de onu oldukca populer kiliyor. bu kadar cok kullanicisi olmasi sebebiyle ucuncu parti donanim alip eklemek de oldukca kolay. youtube’de bircok videosunu bulmak mumkun. standart ve opsiyonel konfigurasyonda olmayan bircok yeni ozellik ve parca ekleyen olmus.

bu yazi da dell mini ile yazdigim ilk yazim oldu. turkce karakterler icin kusura bakmayin, malesef ingilizce klavye kullaniyorum.

yazidaki fotograflar bana aittir, lutfen kaynak gostermeden kullanmayiniz.

 

gmail’e push desteği hazır 0

iphone ve benzeri mobil cihaz kullananların büyük ölçüde hayatını kolaylaştıran push teknolojisi bir süredir google takvim ve kişiler servisleri için aktif durumdaydı. kendi adıma google takvim’i push ile iphone’da kullanıyorum ve oldukça da memnunum.

bugünden itibaren google sync içerisinde gmail için de push desteği aktif hale getirildi. daha önce google sync kullanmadıysanız m.google.com/sync sayfasından işlemi başlatabilirsiniz. eğer daha önceden google sync kullanıyorsanız ayarlardan “mail push”u aktif hale getirmeniz yeterli olacaktır.

google sync, microsoft exchange activesync protocol’unu kullanıyor. bu sebeple ilk defa aktif hale getireceğinizde cihazınızdaki takvim ve kişiler silinecektir. bu işleme başlamadan önce yedek almayı unutmayın.

ek olarak iphone’da ancak 1 adet activesync hesabı yaratabiliyorsunuz. ev, iş ve okul için farklı hesapları takip edemiyor olmak biraz can sıkıcı bir durum. bu sebeple en aktif kullandığınız hesabınızı activesync ile kullanırsanız cihazınızın pil ömrü açısından daha iyi olur. zira push teknolojisi sayesinde düzenli olarak güncellemelerin kontrol edilmesi gerekmiyor. benzer şekilde data hattınızı da daha az kullanmış oluyorsunuz.

google hayatımızı kolaylaştırmaya devam ediyor.

 

facebook hafifleşti 0

web 2.0 dünyasını takip edenlerin bildiği gibi geçtiğimiz günlerde friendfeed, facebook tarafından satın alındığını duyurmuştu. şimdiyse facebook‘un çok daha hafif bir arayüzü yayına alındı. genel olarak friendfeed’in kopyası olan arayüz, kullanışlı ve güzel görünüyor.

friendfeed müdavimlerinin hemen ısınacağı bu versiyon arkadaş çevrenizin feedleri üzerine yoğunlaşılmış. sanıyorum kısıtlı bir grup üyenin kullanımına açılan versiyon yavaş yavaş herkesin kullanımına açılıyor. zaten tam olarak bitirilememiş. ayarlar ekranındaki birçok özellik henüz çalışmıyor.

facebook‘un hafif versiyonuna lite.facebook.com adresinden ulaşılabilir.

 

yeni hayatlar 0

blogumda kişisel yazılara genelde yer vermiyorum. fakat bu sefer nerdeyse bütün yaz boyunca siteye yeni yazı ekleyemedim. çünkü yeni bir hayata atılmak için çabalıyordum. tabi arada da bolca tatil yaptım. sonunda her şeyi ayarladım ve boston’a taşındım.

henüz düzenimi tam anlamıyla kurmuş olmasam da yeni evime taşındım ve beraberinde yüksek lisansa başladım. bir süre boyunca buralarda olacağım. kaldığım yerden de yazılara devam edeceğim.

tekrardan merhaba ve görüşmek üzere..

 

app store’da erotik rüzgarlar esiyor 2

şimdiye kadar app store‘da pornografik ve erotik her türlü içerik haklı sebeplerle reddediliyordu. (1) (2) iphone’un yeni işletim sisteminde aile koruma özelliğinin getirilmesiyle beraber ilk erotik uygulamalar da app store’a düştü. bunlardan biri de hottest girls isimli $1,99 değerinde ve içerisinde 2000′den fazla erotik kadın fotoğrafı bulunduran oldukça amaçsız bir uygulama.

hottest_girls

tahminimce bundan sonra oldukça “ucuz” ve amaçsız birçok erotik -hatta pornografik- iphone uygulamasını app store’da göreceğiz. “sex sells” mottosuyla köşeyi dönmeyi planlayanlar sayesinde de app store çöplüğe dönebilir. çok yakında kameralı “sanal” seks uygulamaları ve birbirine yakın olup da seks arayan insanları birleştirecek bir sürü uygulama görebiliriz. sözün özü; porno sektörü apple ile yakın ilişkilere giriyor.

* ekran görüntüsü app shopper‘dan alınmıştır.

 

friendfeed’te dosya paylaşımı başladı 0

web 2.0 ile haşır neşir olan kullanıcıların yakından takip ettiği en popüler sosyal ağlardan biri olan friendfeed oldukça iddialı bulduğum bir özelliği yayına aldı. friendfeed’e eklediğiniz içeriklerde şimdiye kadar sadece görsellerinizi (jpg, png, gif vs.) paylaşırken bundan böyle her tip dosyayı paylaşabileceksiniz.

friendfeed_file_sharing

ilk olarak olumlu yönden bakacak olursak harika bir haber. zira yeni özellik sayesinde gizli odalar, friendfeed api desteğiyle oldukça önemli birer proje geliştirme aracı haline geldi. üstelik ücretsiz.

işin olumsuz yönüne gelirsek, dosyalarda ne tip bir sınırlandırma olduğunu henüz bilmiyorum ama teknik altyapı olarak böyle bir şeyin altından kalkabilmeleri için belli sınırlandırmalar getirmeleri gerektiği aşikar. teknik altyapıdan daha önemli bir konu ise copyright. bundan sonra yüklenmesi muhtemel olan şarkılar, klipler ve albümlerin altından nasıl kalkacaklarını çok merak ediyorum. hep beraber takip edip göreceğiz.

friendfeed demişken yeni üyeler benim hesabıma da gözatabilirler: bet3