sosyal ağlar kategorisi
bu kategoriye ait yazılar listeleniyor
friendfeed takipçilerinin dün farketmiş olduğu üzere friendfeed yeni arayüzünü beta.friendfeed.com adresinde yayına aldı. bu durum benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. friendfeed’in bu kadar başarısız ve eksik bir arayüzü yayına alacağını hiç ummazdım. nerden tutsanız elinizde kalıyor. henüz beta’da olduğunu hatırlatarak daha iyi olacağını ummaktan başka çaremiz yok.

iyi hiç mi bir şey yok? var elbette. en önemli özellik filters. gelişmiş filtreler sayesinde içeriğinizi istediğiniz gibi süzebiliyorsunuz. bu sayede isterseniz sizin isminizin veya blogunuzun/markanızın adının geçtiği içeriklere anında ulaşabilirsiniz. çok yorum alan ya da sevilen konuları süzebilirsiniz. mesela zevkine güvendiğiniz birinin sevdiği içeriklere anında ulaşabilirsiniz. örnekleri çoğaltmak mümkün.
malesef friendfeed’teki iyi gelişmeler bununla sınırlı durumda. madalyonun öbür yüzüne bakacak olursak arayüz bence oldukça zevksiz ve rahatsız edici. friendfeed’te doğru düzgün bir tasarımcı olduğundan şüphe etmeye başladım. umarım stabil versiyonda değiştirirler de bu kadar gülünç olmaz.
artık normalde anlık olarak bütün gelişmeleri takip ediyorsunuz. bütün yorumlar ise anında konuya ekleniyor. siz okurken yazılar aşağıya kayıyor. epey gereksiz. siteyi kullanabilmek için illa ki pause etmek gerekiyor. ayrıca istediğiniz takma ismi kendi hesabınızdan yaratıp (friendfeed.com/takma_isim) kendiniz o feede içerik ekleyebiliyorsunuz. henüz denemedim.
ek olarak özel mesaj özelliği de eklendi. oldukça başarısız olmuş, orası ayrı. bazı handikapları var. başkalarının sizin özel mesajlarınızı görebildiği bildirildi. o yüzden özel mesajları kullanırken dikkatli olun. ayrıca bir takım özellikler ise eksiltilmiş durumda. beta olması sebebiyle gelişmelerin süreceğini umuyorum. benim de bazı önerilerim ve olmasını istediğim özellikler var:
- arayüz çok zevksiz.
- sanıyorum sadece sizi takip edenlere özel mesaj gönderebiliyorsunuz. aynen twitter’da olduğu gibi. bense facebook’ta olduğu gibi kendim ayarlamak isterdim. mesela herkesin bana mesaj atmasına izin vermek ya da kimseden mesaj almamak gibi.
- yeni yorumların ve yazıların otomatik olarak eklenmesi kullanılabilirliği ayaklar altına alıyor. bu haliyle çok amatör ve kötü uygulanmış. yeni yorumları pat diye eklemek yerine yazının altına yorum eklendiğine dair bir uyarı konsa ve istersek görebilsek çok daha iyi olurdu.
- sevdiklerim ve yorumladıklarım birleştirilmiş olarak my discussions sunuluyor. filtreleyerek 2 ayrı süzgeç oluşturmanız mümkün olsa da varsayılan olarak gelmesini tercih ederim.
- gelen içeriklerin hangi servisten alındığı eskiden küçük ikonlarla belirtiliyordu. şimdiyse yazı olarak gösterilmiş. çok kullanışsız.
- her nedense artık sadece resim ve yazı eklenebiliyor, fakat bağlantı verilemiyor. nasıl yani? değişecektir herhalde.
- bir kişinin profiline girince bütün servislerini göremiyoruz, başka bir sayfaya gitmek durumundayız. ayrıca o kişinin profilinde belli bir servisten gelen içeriği görüntüleyemiyoruz. kullanılabilirlik mi dediniz?
- birini engellemek mümkün değil. geri geleceğini umuyorum.
- özel mesajlar diğer içeriklerle beraber aralarda gözüküyor. oldukça tehlikeli bir durum. bir içeriğin özel bir mesaj olduğunu ise küçük bir ok ikonu belirtiyor. farkında olmadan karıştırabilirsiniz. özel mesaja yazmanız gereken şeylerin bir anda ifşa olması ise cabası. özel mesajlar tamamiyle başka bir ekranda gözükmeli.
- arayüzün çok kötü olduğunu söylemiş miydim?
son olarak benim frindfeed profilimi de incelemeyi unutmayın.

visa business network‘ten aldığım $100 değerindeki facebook reklamlarını geçtiğimiz günlerde blogumun yenilenmesiyle beraber kullanmaya başladım. reklamımı oluştururken türkiye’de bulunan, her yaştan ve web 2.0, web geliştirme, php, css, apple gibi konulara ilgisi olan kişilere ulaşmak istedim. facebook’un söylediğine göre yaklaşık olarak 10,000 kişiye ulaşıyorum. bu kullanıcıların hepsinin aktif kullanıcılar olduğunu zannetmiyorum zira reklamım günde ancak ortalama 20,000 kez gösteriliyor. yaklaşık olarak da 30 kez tıklanıyor. ortalama %0.15‘lik bir tıklama oranı var ki oldukça düşük. 30 tıklamaya ise günlük olarak $2,5-$3 ödeniyor.
geri dönüş olarak ufak bir ziyaretçi artışı dışında rss okuyucuları ve kalıcı takipçi olarak herhangi bir değişiklik henüz yok. zaten bunu söylemek için de erken. daha uzun vadeli değişiklikleri anlamak için bir süre daha facebook reklamlarını takip etmek gerek. reklam konusuna yatırım yapmadığım için detaylı araçlarla gelen ziyaretçilerin davranışlarını takip etmedim. yatırımınızın geri dönüşünü takip etmek için direkt olarak sitenizin adresini yazmaktansa her reklama özel bir adres yaratıp bu adres üzerinden gelen ziyaretçileri muhakkak takip edin.
bundan 4 yıl önce faaliyet gösteren siberkültür topluluk yeni özellikleriyle beraber geri döndü. yeni kimliğiyle beraber niş bir sosyal ağ olma iddiasında olan siberkültür topluluk, çoğunlukla web ile ilgilenen geliştirici ve tasarımcıları buluşturmayı hedefliyor.

siberkültür topluluk açılması şerefine üyelerinden birine vermek üzere küçük ve kullanışlı bir hediyeyle beraber geliyor: microsoft livecam nx-6000. hediyeyi kazanmak için tek yapmanız gereken üye olup, açılış yazısına bir yorum bırakmak.
bu arada eski siberkültür topluluk üyeleri şifrelerini geri isteyerek topluluğa dahil olabilirler, tekrar üye olmanıza gerek yok. isteyenler profil sayfamdan beni de arkadaş listelelerine ekleyebilir.
eren emre’ye bol şans diliyorum.

niş sosyal ağlar ortak sosyo-kültürel yapıdaki insanları birleştirmek için çoğunlukla iş ve eğlence odaklı örneklerine rastladığımız özel ağlardır. fakat weare.us bilindik sosyal ağların tersine sağlık ve hastalık gibi belirli konularda özelleşmiş (niş) sosyal ağlardan oluşuyor. kendilerine de sosyal destek ağı ismini koymuşlar. bu ismi koymalarının sebebi ise aids/hiv, kanser, otizm, diyabetik hastalarını kendi niş ağlarında toplayıp sosyal anlamda birbirlerine destek olabilecek bir platform oluşturulmuş olması.

bu ağlarda kullanıcılar hastalıkları hakkında bilgilere, makalelere, tedavi yöntemlerine ve etkinliklere ulaşabiliyorlar. kendi hayat hikayelerini, başarı öykülerini paylaşabiliyorlar. bu yöntemler ciddi hastalıkların tedavisinde ne derece olumlu etki yapıyor bilemiyorum ama bilgi kaynakları ciddi tutulursa yararlı olacağını umuyorum.

türkiye’de henüz bu tip sağlık konusunda niş sosyal ağ örneklerini görmesek de görmeyi çok isterim. üstelik türkiye’nin sağlık servisi konusunda ciddi problemleri varken güvenilir sağlık ağları beklenmedik şekilde başarılı olabilir. bu konuda ersan özer‘e bir sormak lazım.