
geçtiğimiz günlerde yenilenen macbook pro serisinde ortaya çıkan bir hata ssd kullanacak olanları ciddi şekilde hayal kırıklığına uğratmıştı. yeni macbook pro serisinde (17″ dışında) kullanılan SATA arayüzü genelde SATA II olarak bilinen 3 Gbit/s hızında olması gerekirken, SATA’nın düşük performanslı hızı olan 1,5 Gbit/s olarak kullanılmıştı. bu durum hdd kullanıcılarını etkilemezken, yüksek performansa sahip ssd kullananları sınırlandırmış olacaktı. zira son güncellemeden önce macbook ve macbook pro serisinin tamamında SATA II arayüzler bulunuyor.
çok geçmeden durumu farkeden apple, bir firmware yayınlayarak sorunun çözüldüğünü ve bu güncellemeden sonra macbook pro serisindeki SATA arayüzünün 3 Gbit/s hızında kullanılabileceğini duyurdu. işin trajikomik yanı beyaz plastik kasaya sahip olan macbook’ta hali hazırda SATA II arayüzü bulunuyor.
3.5 megabyte büyüklüğündeki güncellemeyi apple’ın destek sitesinden ya da bilgisayarınızdaki “software update” yazılımı aracılığıyla yükleyebilirsiniz.

facebook, geçtiğimiz günlerde digital sky technologies‘in verdiği $200 milyonluk teklifi bugün kabul etti. buna göre facebook’un %1,96’sı $200 milyon karşılığında bir rus yatırımcı şirketine gitti. konunun mali detayları basın bülteninde görülebilir.
bu yatırım ile facebook‘un yeni toplam değeri $10 milyar olarak belirlenmiş oldu. bundan 2 yıl öncesinde microsoft’un benzer bir yüzde için $240 milyon verdiğini de hatırlatmak isterim. o zaman ise facebook’un toplam değeri $15 milyar olarak fiyatlandırılmıştı.
$10-15 milyar gibi değerler birçok kişiye ve bana da oldukça yüksek geliyor. genel kanı facebook’un ancak $2-3 milyar düzeylerinde bir değeri olduğu. tabi facebook borsaya kote bir şirket olmadığı için de hisse senetlerinin değeri tam olarak bilinmiyor.
son zamanlarda friendfeed ve twitter gibi toplulukların aktif birer üyesi haline gelen sertab erener, resmi web sitesi sertab.com‘u yeniledi. sosyal medya konusunda birçok kişinin yabancı olmadığı özgür alaz‘dan destek alan sertab erener, son zamanlarda internetin en aktif ünlülerinden.
özgür’ün stratejileriyle şekil aldığına inandığım sertab.com bir çoğumuz için oldukça tanıdık bir başlangıç sayfasına sahip aslında. sosyal medyayı aktif olarak kullanan birçok insanın sitesinde olduğu gibi twitter, flickr, facebook, friendfeed, vimeo, youtube ve last.fm profillerine bağlantılardan ibaret. hatta hakkında sayfası bile wikipedia’nın içeriğini gösteriyor. site sahibesi ünlü bir insan olunca da bolca içerik mevcut. türkiye’de ünlü sitelerinde sanıyorum daha önce rastlamadığımız bu hareketten dolayı sertab’ı ve özgür’ü tebrik etmek gerek. oldukça cesur ve deneysel bir web sitesi olmuş.

öte yandan bir ünlü sitesi için bütün içeriğin sadece diğer sitelere dayandırılmış olması bana pek doğru gelmedi. mesela youtube -bildiğiniz gibi- 1 seneyi aşkın süredir yasaklı durumda. benzer şekilde sertab’ın bütün resmi videoları vimeo, resmi fotoğrafları ise flickr üzerinden sunuluyor. olası bir sansür harekatı sertab.com’un yarısının uzun bir süre kapalı kalmasına sebep olabilir. bir diğer mevzu ise facebook. bildiğim kadarıyla facebook bazı kurumlarda yasaklı bir site. bu durumda iş yerinden sertab erener‘in etkinliklerine ulaşmak isteyenlerin bazıları ulaşamayacak. wikipedia’nın bile bir gün yasaklanabileceği (acı) gerçeği üzerinde durmuyorum bile.
bir diğer önemli konu ise güvenlik. ünlü kişilerin özel hayatlarına olan merak tabi ki internet hayatlarına da yansıyor. amerika’da da benzer örneklerini gördüğümüz gibi ünlü kişilerin kullandığı servislerin (eposta, twitter vb.) hesapları zaman zaman ele geçiriliyor. yeni sertab.com’da bütün içeriğin diğer servislere dayandırılması sebebiyle güvenlik problemi birkaç katına çıkıyor. site gerçek anlamda hacklenmese bile söz konusu servislerden herhangi birine kullanıcı hatasıyla bile erişim sağlayan kötü niyetli biri resmi sitede hiç hoş olmayan şeyler yayınlama hakkına sahip olabilir. kötü bir senaryo çizmiş olsam da yeni sertab.com açılırken umarım madalyonun bu yüzü de düşünülmüştür.
son olarak diğer ünlülerin de sosyal medyayı daha aktif olarak kullanmalarını umut ediyorum.
mac dünyasına bir dizüstü bilgisayar ile giriş yaptığımda en garibime giden şeylerden biri de silme (delete) tuşunun olmayışıydı. standart pc (masaüstü ya da dizüstü) klavyelerinde hem delete, hem de backspace tuşu varken, apple’da sadece backspace tuşu yer alıyor. istenirse fn-backspace tuş kombinasyonu ile ileri silme fonksiyonu da kullanabiliyor, tabi pek de kullanışlı değil.

doublecommand adlı küçük program aracılığıyla farklı tuşları ileri silme fonksiyonu için atayabilirsiniz. onun dışında tuşların fonksiyonlarını değiştiren farklı atamalar da yapmak mümkün. eğer klavyenizde herhangi bir tuş bozulursa ya da kullanılamaz hale gelirse doublecommand hayatınızı kurtarabilir. aklınızda bulunsun.
* yazıdaki ekran görüntüsü the apple blog‘dan alınmıştır.

limango türkiye’nin kapalı alışveriş siteleri pazarının en yeni üyesi. aynen yerli ve yabancı diğer rakiplerinde olduğu gibi belli markaların birkaç günlük kampanyaları ile indirimli ürünler satılıyor. en önemli özelliği ise her isteyenin sitede alışveriş yapamıyor olması. tam olarak kapalı bir alışveriş kulübü. üye olmak için üye olan birinin sizi sisteme davet etmesi gerekiyor.
türkiye’nin ilk kapalı alışveriş sitesi olan markafoni bu konuda oldukça başarılı gidiyor ve türkiye pazarı için iyi cirolar yapmaya başladığını biliyoruz. markafoni’ye olan ilgiyle beraber aynı anda birkaç kampanya oluyor. öte yandan limango henüz çok yeni olduğu için kısıtlı sayıda kampanya var ama pazardaki gelişmeler umut verici.
limango ve markafoni kapalı alışveriş sitelerine henüz üye değilseniz, bu yazıya yorum bırakırsanız size özel davetiyenizi yollayabilirim.
önemli not!
12 aralik ‘09
her gun onlarca insandan devatiye talebi geliyor ve malesef hepsine davetiye gonderme sansi bulamiyorum. eger markafoni davetiyesi istiyorsaniz, yorum birakmaniza gerek yok. bu baglantiyi takip ederek kendinize markafoni hesabi acababilirsiniz. iyi alisverisler..
eğer limango icin davetiye istiyorsanız yorumunuzdaki eposta adresinizi doğru girdiğinizden emin olunuz. teşekkürler.

türkçe bloglar arasında kaliteyi artırmak ve bu harekete de destek olmak amacıyla adil bir rekabet ortamı olacağını umarak blog ödülleri’ne katılmıştım. fakat demokrasi ve seçim kültürü olmayan bir toplumdan dürüst bir yarışma ortamı beklemek de fazla iyi niyetmiş.
halk oylaması başladığından beri insanlardan oy alabilmek için yapılmadık üç kağıt kalmadı. kendi sitelerinden üye yapıp, oy verdirtmeye çalışanları gördüm. oy karşılığı hediye dağıtanlar, hatta warez sitelere üyelik dağıtanı bile var. üstüne üstlük az çok tanınan bilinen bloggerların başarılı birer troll olup, her konuyu itinayla “bana oy verin”e bağlaması da başka bir acizlik örneği. bir yarışma için insanlardan oy toplamak amacıyla bu kadar alçalmak neden?
bir kez daha anladım ki halk oylamasıyla beğenilen ve güvenilen birilerini seçmek henüz bize birkaç gömlek büyük geliyor. illa ki oylar satın alınmaya çalışılıyor!
bu ve benzeri sebeplerden dolayı blog ödülleri yarışmasından çekildim. bana oy vermiş olan arkadaşlarıma ve tüm okuyucularıma çok teşekkür ederim. bana verilen oyların sahiplerine iade edilmiş olması gerekiyor. bu sebeple süre bitmeden başka bir teknoloji bloguna oy verebilirsiniz.