apple’ın 2009 planlarında netbook var mı? 0

bu yıl içerisinde apple‘dan beklediğim en önemli hamlelerden biri de başarılı bir netbook. bununla ilgili olarak şimdiye kadar epey dedikodu çıksa da altından pek ciddi bir şey gelmedi. reuters’ın çin’den gelen haberine göre apple’dan 2009′un 3. çeyreğinde netbook gelebileceği söyleniyor.

tayvanlı dokunmatik ekran üreticisi wintek, iphone’dan sonra şimdi de apple için 10″ boyutunda dokunmatik ekranlar üretecekmiş. ekranların da 2009′un 3. çeyreğine teslim edilmek üzere üretileceği belirtiliyor. bu ekranların nasıl bir üründe kullanılacağı belli olmasa da netbook olasılığı şiddetle ağır basıyor. eğer söz konusu ekranlar bu yılın 3. çeyreği için dokunmatik bir netbooka işaret ediyorsa, yaza doğru apple cephesinden güzel haberler alabiliriz.

 

iphone’da sosyal web egonuzu tatmin edin 1

sosyal web popülerliğini artırırken bu mecralarda ne kadar çok takip edildiğiniz de önemli bir hal aldı. bu yüzden mobil olarak egonuzu tatmin etmek isterseniz tam size göre bir iphone uygulaması var. uygulamanın özelliği sosyal ağlardaki profiliniz ve blogunuz hakkında istatistikleri anlık olarak size sunuyor olması. şimdilik twitter, feedburner ve mint desteği bulunuyor. bir sonraki versiyonda google analytics desteği de gelecekmiş.

ego

ego‘yu $1,99 karşılığında itunes’dan satın alabilirsiniz. (yok artık!)

 

robert scoble $4500 dağıtıyor 10

internet ünlüsü robert scoble frindfeed’te bir yarışma düzenlemiş ve karşılıksız olarak parasını dağıtıyor. bu konuya yorum bırakan rastgele 1 kişiye $1000, parayı nereye harcayacağını anlatan 2 kişiye de $1750‘şer verecekmiş. yarışma salı günü öğleden sonra saat 3′te (texas abd saati) sona erecek. sosyal web oldukça ilginç bir hal almaya başladı!

scoble_cildirdi

 

google voice dünyaya iniş yaptı 2

google_voice

google’ın 2007 yılında satın aldığı grandcentral‘ın özelliklerini de kullanarak google voice servisini tanıttı. google voice harika özellikleri ve başarılı bir arayüzle beraber geliyor.

öncelikle google voice servisini gmail’in sesli iletişim için hazırlanmış versiyonu olarak düşünebilirsiniz. google voice‘da, grandcentral’dan devraldığı özelliklerle beraber size bir telefon numarası veriliyor ve bu numarayı bütün telefonlarınıza (ev, iş, cep) yönlendirerek kullanıyorsunuz. bu numaraya gelen sms, sesli mesaj ve aramaların bütün kayıtlarını web üzerinden de görebiliyorsunuz. ek olarak sesli mesajlarınız ve görüşmeleriniz de kayıt altına alınıyor. istediğiniz zaman eski görüşmelerinizi dinleyebiliyorsunuz. hatta bu sesli mesajlar ingilizce ise yazıya da çevrilerek okumanız için sunuluyor.

tüm bunlara ek olarak şimdilik sadece abd içerisinde google numaranız üzerinden bütün numaraları ücretsiz arayıp, ücretsiz sms gönderebiliyorsunuz. uluslararası aramalar için de çok uygun bir fiyatlandırması olacağı söyleniyor. ayrıca kişiler listenizdeki kişilere/gruplara göre farklı telefon numaralarınıza yönlendirme de yapabiliyorsunuz. mesela iş arkadaşlarınız aradığı zaman sadece iş telefonunuz çalarken, aileniz aradığında cep telefonunuz çalıyor. hoşlanmadığınız kişileri ise sizi aramaktan tamamen men edebiliyorsunuz.

tabi bütün bu hizmetler ücretsiz. grandcentral üyeleri de kısa zaman içerisinde google voice servisine geçiş yapacaklar. yakın gelecekte görüntülü görüşmelerin de yaygınlaşması üzerine bunları kayıt altına alıp yönetmek mümkün olacaktır. google voice servisinin bütün özelliklerini ve detaylı videolarını sitesinden izleyebilirsiniz.

google cephesinde iletişim ve voip dünyasında gerçekten heyecan verici gelişmeler yaşanacak. uzun bir süredir google’dan bu hamleyi bekliyordum. bu servisin gelişmesiyle google iletişim dünyasının kesinlikle tozunu attıracak! ilerde android platformuyla senkronize ve entegre olarak çalıştığı zaman da diğer mobil platformlara karşı epey bir üstünlüğü olacak. tabi e-postalarınızdan sonra her türlü sesli/mobil iletişiminizi de google’a teslim etmek… üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.

 

iphone 3.0′da neler olacak? 0

iphone30

apple, 17 mart 2009 günü merkez ofisinde düzenleyeceği etkinlikte iphone‘un yeni işletim sistemi 3.0 ile ilgili bilgiler vermeye hazırlanıyor. bununla beraber iphone cephesinde dedikodular da çoğaldı. eğer apple geçen senekine benzer bir süreci takip ederse bu etkinlikte yeni iphone cihaz(lar)ıyla ilgili bilgi de alabiliriz. bu da demek oluyor ki haziran 2009′da yeni iphone(lar)ı görebiliriz.

beklenen özelliklerden biri de bluetooth/usb üzerinden iphone’daki internet bağlantısını bilgisayarla paylaşmak var. at&t’nin de buna uygun data planları üzerinde çalıştığı biliniyordu. mms, kopyala/yapıştır, ve hatta daha farklı bir uygulama yönetimi arayüzü olabileceği de konuşuluyor. iphone’da artık çok fazla uygulama olduğu için onları yönetmek de epey zor bi iş haline geldi. ev, iş, eğlence gibi farklı gruplarla uygulamaları yönetmek çok daha kolay olurdu.

bilindiği üzere eski iphone versiyonunda uygulamaları arkaplanda çalıştırmak mümkün değildi. sebep olarak iphone’un mobil bir işletim sistemi için kaynakları buna uygun olarak kullanmaması gösterilebilir. yeni versiyonda beklenen özelliklerden biri de birkaç uygulamaya kadar geri planda uygulama çalıştırabilir olması. bu sayede fring benzeri uygulamalarda hiçbir zaman offline olmanıza gerek kalmayacak. tabi pil ömrü nasıl olur, orasını göreceğiz.

17 mart salı’yı bekleyin..

 

bir vps hikayesi: slicehost 6

geçtiğimiz hafta blogun tasarımını yenilerken kullandığım web sunucusunu da değiştirmiştim. öncelikle sebeplerden başlamak istiyorum.

neden mediatemple’ı bıraktım?

yıllar öncesinde blogcular arasında epey popüler olan dreamhost kullanmıştım. kampanya ile nerdeyse bedavaya aldığım 1 yıllık servisim bitince kaçarak ordan uzaklaştım. daha sonra oldukça popüler ve kaliteli görünen mediatemple‘a geçtim ve epey bir süredir de kullanıyordum.

orta ve küçük ölçekli bloglar için yeterli bir servis olan grid-service uzun süre beni de idare etti. fakat yeni projeler geliştirmeye başladığım zaman oldukça yetersiz kaldı. http ve database serverları onlarca farklı müşteriyle ortak kullandığınız için kendinize özel hiçbir ayar yapamıyorsunuz ve bu yüzden sisteminizi optimize etmeniz mümkün olmuyor. ek olarak veritabanı için herhangi bir cacheleme sistemi de kullanamıyorsunuz. bunun üzerine bir de katı bir şekilde memory, cron ve cpu sınırlamaları olması oldukça can sıkabiliyor. son olarak cluster 2′nin tamamen çökmesi ve birçok siteye birkaç gün boyunca ulaşılamaması sonucu mediatemple defteri benim için kapanmış oldu. (şu anda da ulaşılamıyor.)

vps (virtual private server) nedir? neden vps?

fiziksel bir sunucunun küçük parçalara bölünerek birçok sunucu olarak görev yapmasına olanak tanıyor. (detaylı bilgi) bu sayede tamamen size ayrılmış olan bellek ve disk parçasında istediğiniz gibi at koşturabiliyorsunuz. istediğiniz programları kurup istediğiniz kadar çalıştırabiliyorsunuz. bu konuda tamamen özgürsünüz.

burdan kulağa hoş gelse de vps yönetmek sıradan kullanıcılar için pek de kolay değil. çünkü seçtiğiniz linux dağıtımını uzaktan kurduktan sonra tamamen bomboş bir bilgisayara sahip oluyorsunuz. basit bir web sitesi sunabilmek için gerekli olan http sunucusunu (apache, nginx, lighttpd, … ) ve diğer gerekli olan sunucuları ve programları da (mysql server, mail server, php, ruby, rails, python, django, … ) siz kurup ayarlarını yapmak durumundasınız. ek olarak sunucunun ve bütün programların güvenliğini ve bakımını yapmak da size kalıyor. tabi bütün bu işleri yapmak için bir kontrol paneli de bulunmuyor, her şeyi konsoldan yapmanız gerekiyor.

bütün bu hizmetler de size müthiş bir esneklik sağlıyor. istediğiniz şekilde sunucunuzu optimize ederek oldukça hızlı ve çok kişiye aynı anda hizmet verebilecek bir web servisi yaratabilirsiniz. elbette optimizasyon mevzusu da pek kolay değil, servisinizin gidişatına göre farklı sunucuları/programları farklı şekillerde optimize etmek gerekebiliyor, bunun hazır bir formülü yok.

vps sisteminin diğer bir güzel yanı ise farklı servisleriniz için farklı sayıda vps parçaları alıp ihtiyaca göre esnek bir şekilde onları kullanabilirsiniz. örneğin; 3 farklı parça alıp, 2 tanesini http server, 1 tanesini de mysql server yapabilirsiniz. bu sayede http sunucuları sitenizin yoğunluğuna göre eşit olarak ziyaretçilere hizmet verirken, arka planda ortak olarak aynı mysql sunucusunu kullanırlar. bu sayede aşırı yoğunluklarda bile sorunsuz çalışan bir site geliştirebilirsiniz. ek olarak, mysql sunucusunu ayrı bir parçada tutmak potansiyel saldırılardan uzak, daha güvenli bir çalışma ortamı sağlayacaktır. bir diğer örnek olarak da 3 parçayı; 1 http server, 1 application server ve 1 database server olarak kullanabilirsiniz. bu durumda statik dosyalar direk olarak http sunucudan servis edilirken, uygulamanızın kendisi dinamik olarak ayrı bir parçada dış dünyaya kapalı olarak güvende çalışabilir. benzer şekilde veritabanı işlemleri de diğer parçada kendi başına çalışır. tabi tek bir parça satın alıp bütün servisleri aynı sunucudan sunmanız da mümkün.

neden slicehost?

slicehost’u seçmemin temel olarak 2 önemli ve basit sebebi var:

  1. güvenilir

    aynen mosso gibi slicehost da rackspace‘in bir alt şirketi ki bu isimleri duymamış olanınız herhalde yoktur.

  2. komünite

    slicehost’un geliştiriciler arasında oldukça güzel bir komünitesi var. her türlü kurulum, güvenlik ve bakımla kendiniz ilgileneceğiniz için bu yardım kanalları oldukça yararlı oluyor.

ek olarak slicehost api kullanılarak hazırlanmış olan iphone uygulaması sayesinde mobil yönetim ve durum kontrolü yapmanız da mümkün.

eğer siz de slicehost’u kullanmak isterseniz bu linki kullanarak üye olursanız sevinirim. bu sayede beni de referans göstermiş olursunuz.

 

basitleştirilmiş adresler 5

google ve sonrasında diğer arama motorları geçtiğimiz haftalarda yeni bir <link> etiketini kullanıma soktu. bu sayede sitenizde farklı adreslerde aynı içeriğin kopyalanmasını önleyebileceksiniz. tekrarlayan içerikler içinse tek bir geçerli adres verebileceksiniz. bilindiği üzere google içerik tekrarı yapan siteleri ve sayfaları cezalandırdığı için sitenizdeki içeriği tekrar eden sayfaları elemek oldukça önem kazanıyor.

bunun bir diğer yararı ise url ile spam yapan sitelerin önüne geçmek. bunlar da google’da ceza indirimi demek. eğer google’da içeriğinizi aratırsanız muhtemelen site adresinizin sonuna eklenmiş sex, p0rn0 adresleriyle süslenmiş adresler görme ihtimaliniz yüksek. üstelik farkına varmanız da hiç kolay değil. daha önceden htaccess ile buna çözüm bulmuştum. şimdiyse canonical etiketini kullanarak çözüm çok daha kolay. örneğin birisi size siteniz.com/?from=spamsite.com şeklinde bağlantı verip, google’da indekslenmeniz için uğraşsa bile google sitenize girdiğinde canonical etiketinden gerçek adresi alıp, onu indeksleyecektir.

<link rel="canonical" href="http://siteniz.com/"/>

eğer wordpress blogunuz varsa işiniz daha da kolay. bu yeni canonical eklentisini blogumu yeni sunucuya taşırken farkettim. pek yararlı. hemen indirip kullanınız. bütün wordpress kullanıcılarının banko eklentisi olmaya aday.

 

facebook’a ana sayfa makyajı 2

aktif facebook kullanıcılarının birkaç gün önce farkettiği üzere facebook ana sayfasının arayüzünü yeniliyor. öyle radikal bir değişiklik de değil. arkadaş listelerinizin aktif olarak başlangıç sayfasına eklenmesinden ibaret. amacım yenilikten ziyade yeniliğin nasıl sunulması gerektiğine işaret etmek.

hatırlarsanız geçtiğimiz günlerde facebook kullanım haklarında üyelere haber verilmeden yapılan bir değişiklik yüzünden büyük tepkiler almıştı. bunun üzerine facebook hemen geri adım atmakla kalmadı üyelik iptal sayfasında da bakın kullanım haklarını değiştirdik, lütfen hesabınızı iptal etmeyin gibi bir uyarı mesajı da yazmıştı. bu durum da açıkça gösteriyor ki dünyada 200 milyonun üzerinde kişinin kullandığı bir serviste ufak bile olsa herhangi değişiklik yaparken önce kullanıcıların onayını almanız gerekiyor. bilhassa içeriği üretenler onlarsa!

tekrar arayüz konusununa dönecek olursak facebook‘un ana sayfa makyajı oldukça başarılı görünüyor. friendfeed’in öncülük ettiği sosyal web yapısına gittikçe yaklaşıyor. bu sayede aile, iş, şirket a, şirket b gibi gruplandırdığım kişileri kendi aralarında ayrı ayrı takip edebiliyor olacağım ki bu da kalabalık arkadaş listelerini daha aktif olarak takip etmeye imkan tanıyacak.

son olarak içeriği üyelerinizin ürettiği bir servisiniz varsa bir anda yeni arayüzünüzle sürpriz yapmak yerine yeni arayüzünüzün nasıl kullanılması gerektiğini önceden kullanıcılarınıza öğretin. aynen facebook’un yaptığı gibi.

 

anlık dns değişimleri 2

eğer web sitelerini yönetme konusunda ileri seviye bir kullanıcı iseniz alan adınızla ilgili olarak dns değişiklikleri yapmak durumunda kalmışsınızdır. dns değişimlerinin tüm internete yayılması ise zaman almaktadır. aslında bu yanlış bilinen bir durumdur. alan adınızla ilgili olarak herhangi bir dns değişikliği yaptığınız zaman, misal google apps için yönlendirmeler yaptıysanız, bunun aktif hale gelmesi için beklemeniz gerekmez. dig‘i kullanarak değişiklikleri nerdeyse anlık olarak görebilirsiniz.

dig @ns1.slicehost.net baturalptorun.com

dig programı ve komutu mac os x’de yerleşik olarak bulunuyor. linux için de dağıtımınıza göre dnsutils ya da bind-utils paketlerinin içinde bulabilirsiniz.

son olarak kişisel bilgisayarınızda dns flush yapmanız gerekebilir. bunun için mac os x leopard’ta aşağıdaki komutu kullanıyorum.

dscacheutil -flushcache

daha eski versiyonları da ise lookupd’yi kullanabilirsiniz:

lookupd -flushcache
 

yeni tasarım 22

radikal değişiklikler yapmadan blogun arayüzünü yenilemeye karar vermiştim. aynı zamanda eski temanın yapısı itibariyle yazılarım da ana sayfada az yer kaplıyordu. bu sebeple aynı renklere sadık kalarak daha basit ve temiz bir arayüz tasarladım.

arayüzle beraber siteyi de slicehost‘a taşıdım. eskiden beğenerek kullandığım mediatemple (gs) ihtiyaçlarımı karşılamaz hale geldi. ek olarak en son yaşanan problemler ile olay tamamen zıvanadan çıkınca slicehost’tan vps aldım. mediatemple’dan kaçış ve slicehost deneyimlerimi yakında paylaşacağım. bununla ilgili olarak da gözle görünür biçimde bir hızlanma söz konusu, değil mi?

bu arada wordpress blogunun kopyasını alıp taşımak yerine temizden bir kurulum yapıp eklentileri de gözden geçirerek yeniden kurdum. bazı eklentileri kaldırırken, yeni eklentiler de keşfettim. bunları da yazacağım.

herhangi bir sorunla karşılaşırsanız bu konuya yorum olarak belirtmenizi rica ediyorum. yeni arayüz hakkında fikirlerinizi almaktan memnun olurum.

kendime not: iletişim formu çalışmıyor. düzeltilecek.