kaliteli türkçe bloglar arasında desteğe dayalı bir bağ kurmayı amaçlayan blogküme, ilk açıldığında türk blogküresinde birçok kişinin dikkatini çekmişti. ilk safhasında daha çok alt yapı çalışmalarıyla ilgilendiğimiz blogküme‘nin web sitesini bir süre ihmal etmiştik. bugün itibariyle web sitesi de açılan blogküme çok yakında yeni ürünleriyle de sizlerin beğenisine çıkacak.

blogküme -şimdilik- 6 özgün blogdan oluşuyor:
- bet3
web2.0, teknoloji ve kişisel beğeniler üzerine
- Dinçer Keskinpala
Ekonomi ve finans üzerine kişisel web günlüğü
- Hasan Yalçın
Tasarımcının el çantası
- Marketallica
Pazarlama trendleri ve dijital pazarlama stratejileri üzerine
- Nahnu
ikna edemiyorsanız, kafaları karıştırın
- SiberKültür
Web tasarımı ve siberkültür üzerine haberler, makaleler
arayüzünü siber kültür‘den eren emre kanal‘ın tasarlayıp kodladığı blogküme’nin alt yapısıyla da ben ilgileniyorum.
twitter sayfamızı takip ederek blogküme‘deki en son gelişmelerden haberdar olabilirsiniz. friendfeed‘te de güzel fikirler geliyor.
umarım beğenirsiniz, her türlü fikrinizi öğrenmek isteriz, teşekkürler!
google docs dün itibariyle mobil cihazlar tarafından da görüntülenebilir ve değiştirelebilir hale geldi. henüz blackberry kullanıcıları için bir arayüz bulunmasa da iphone/ipod touch, android ve symbian s60 için web arayüzleri kullanabilir durumda.
mobil olarak google dökümanlarımıza ulaşabilmek ve gerektiğinde değişiklik yapabilmek harika bir özellik. kendi adıma iphone arayüzünü ve symbian s60 arayüzünü denedim ve oldukça başarılı görünüyor. malesef şimdilik renklendirmeler görüntülenemiyor ama bu haliyle de oldukça tatmin edici.
siz de denemek istiyorsanız mobil cihazınızdan m.google.com/docs sayfasını ziyaret ederek google docs mobil versiyonuna ulaşabilirsiniz.

* ekran görüntüsü google mobile resmi blogundan alınmıştır. google docs’un google android platformunda arayüzünü göstermektedir.

eğer günlük e-posta trafiğiniz oldukça yoğunsa ve gmail gelen kutunuzu düzenlemekte zorlanıyorsanız gmail labs yeni bir özellik ile çıka geldi. ilk olarak gmail ayarlarınızdaki tabs sekmesinden multiple inboxes özelliğini aktif hale getirmeniz gerekiyor. daha sonra ayarlardan gelen kutunuzu istediğiniz gibi düzenleyebilirsiniz.

gmail labs’in yeni özelliğiyle farklı etiketlerden ve arama sonuçlarından belli bir sayıdaki mesajı gelen kutunuzda görüntülemeniz mümkün. bu sayede önemli mesajlarınız sürekli gözünüzün önünde olacaktır. aynı zamanda gelen kutunuzun akışı çok hızlıysa farklı kanallardan gelen mesajları düzenli olarak takip edebilirsiniz. henüz beta aşamasında bir özellik olduğu için gmail arayüzüyle çok uyumlu olduğu söylenemez.
çoklu gelen kutusu özelliğini gmail ekibinden yazılım mühendisi octavian costache geliştirmiş. detayları gmail resmi blogunda okuyabilirsiniz.

son gelen dedikodular arasında apple imac‘in birçok sanal mağazada stoklarının azaldığı hatta apple’ın kendi mağazasında da imac’lerin ileri bir tarihte gönderilmeye başlanacağına dair söylentiler var. bununla beraber imac’in en son güncellenmesinden bu yana yaklaşık olarak 1 yıl geçtiğini düşünecek olursak apple’ın yakında yeni bir güncelleme yapacağını tahmin etmek zor olmaz.
şu anda imac’lerde kullanılan işlemciler macbook pro‘daki işlemcilerin serisiyle aynı. öyle ki imac ile macbook pro serisi arasındaki tek fark sabit disk sürücünün boyutu. hali hazırda imac’te 3,5″lik sabit diskler kullanılıyor. son güncellemeyle macbook pro ile imac arasındaki fark iyice kapanmıştı. olası bir güncellemede imac’in mac pro seviyesinde işlemcilere kavuşacağı söyleniyor.
uzun lafın kısası eğer yakın zamanda imac almak gibi bir planınız varsa bir süre daha bekleyin. ayrıca herhangi bir apple ürünü almadan önce macrumors’ın hazırladığı alışveriş rehberine mutlaka gözatın.

dün haberini aldığımız google translate türkçe desteği bugün itibariyle yayına alınmış durumda. açıkcası dilimizin yapısı ve zorluğu sebebiyle böyle bir şeyin olabileceğine şimdilik pek ihtimal vermiyordum. bu kadar çabuk yayına alınması beni biraz şaşırttı.

fakat google translate’in türkçe desteği beni hayal kırıklığına uğrattı. bir sürü türkçe ve ingilizce sayfayı çevirerek denemeler yaptım. nerdeyse hiçbir cümleyi düzgün olarak çeviremiyor. sonunda pes edip basit birkaç cümleyi çevirip çeviremeyeceğini denedim ve orda da durum içler acısıydı. öyle ki nerdeyse tek yapılan kelimelerin sözlükten karşılığının bulunup değiştirilmesinden ibaret görünüyor.

google ek olarak kullanıcılardan daha iyi tercümeler önermesini istiyor. bir ihtimal kullanıcıların katılımıyla gelişmesini umuyor olabilirler. yine de google’ın bu kadar başarısız bir çalışmayı yayına almış olmasını anlamadım, beta bile olsa! google bu hareketiyle türkçe tercüme konusunda sınıfta kaldı.

bugün google operating system blogunda gördüğüm bir haber oldukça ilgi çekiciydi. haberde google translate aracına yakında 7 dilin daha ekleneceğinden bahsediliyor. işin ilgi çekici yanı ise bu dillerin arasında türkçe de var.

ne kadar araştırsam da haberin kaynağı ve doğruluğu hakkında hiçbir bilgi bulamadım. google cephesinde de resmi bir açıklama yok. söz konusu blogun haberi hangi kaynaktan aldığı da belli değil. dolayısıyla haber bana pek doğruymuş gibi gelmedi.
öte yandan bu ben dahil birçok kişinin beklediği bir gelişme. bu konuda çalışan türk bilgisayar mühendisleri tarafından ciddi anlamda bir çevirici bulunmuyor olmasına karşın google kalkıp amerika’dan böyle bir şey yapabiliyorsa oturup biraz düşünmemiz gerek.
ekran görüntüsü haberin kaynağından alınmıştır. gerçek değildir.
geçtiğimiz ay içerisinde blogun en çok okunan yazılarını derleyerek bir liste hazırladım. tabi bu listede malesef rss ile takip edenlerin istatistikleri bulunmuyor.
swoopo yazısının bu kadar ilgi çekmesinin en önemli sebebi ise benzer modelde türkçe girişimlerin de açılması. bu yeni girişimlerin güvenilir olmayışı insanları siteler hakkında bilgi edinmek için arama motorlarına yönlendirmiş.
en çok okunanlar
destek olan, yazılarımı okuyan ve fikir paylaşımında bulunan herkese çok teşekkür ediyorum.
animasyon ve kısa film yapan bir sanatçı olan david oreilly‘nin ihologram çalışması oldukça ilgi çekici. gerçek bir hologram olmasa da ekrana belli bir açıyla (35-45 derece) bakıldığı zaman göz yanılması sebebiyle görüntüler ekranın dışındaymış gibi algılanıyor. aslında kullanılan yöntem oldukça eski ve tarihte birçok sanatçı tarafından kullanılmış. fakat bu yöntemin dinamik olarak iphone gibi mobil bir cihazda kullanıldığını ilk defa görüyorum.

söz konusu örnek henüz konsept bir uygulama olsa da david oreilly, projede kendisiyle çalışabilecek iphone geliştiricilerini arıyor. eğer ihologram ilginizi çektiyse siz de david ile iletişime geçebilirsiniz.